Son günlerde dünya gündeminin merkezine bomba gibi düşen ve Donald Trump’ın ekibi ile Kremlin arasında şekillendiği iddia edilen yeni barış planı, sadece Kiev ile Moskova arasındaki savaşı değil, Batı ittifakının temellerini de sarsıyor. Sızan belgeler, Washington ile Brüksel arasındaki ilişkileri kopma noktasına getiren “ticarî” detaylarla dolu. Marco Rubio’nun “zor ama gerekli tavizler” olarak tanımladığı bu yeni strateji, maksimalist zafer hayallerini bir kenara bırakıp, ekonomik çıkarların ve “fiilî” kabullerin konuştuğu hibrit bir çözüm sunuyor.
“Psikiyatriste Görünmeli”: Transatlantik Ekonomik Şok
Planın en çok gürültü koparan kısmı, sahadaki askerî dengeden ziyade masadaki parayla ilgili. İddiaya göre Trump’ın elçisi Steve Witkoff tarafından sunulan teklif, Rusya’ya ait Belçika’daki Euroclear nezdinde tutulan 140 milyar euroluk dondurulmuş Rus varlığını Ukrayna’ya “tazminat kredisi” olarak kullandırmanın yasal zeminini hazırlarken; Washington’ın bu fonların kârının yüzde 50’sine talip olması Brüksel’de tam anlamıyla bir infial yaratıyor. İsmi açıklanmayan üst düzey bir AB yetkilisi, bu teklifi “Witkoff’un acilen bir psikiyatriste görünmesi gerekiyor” sözleriyle değerlendiriyor. Avrupalı diplomatlar, ABD’nin bu “klasik Trump” tarzı hamlesinin, Avrupa vergi mükelleflerini Rusya’ya karşı borçlu duruma düşürebileceği uyarısında bulunuyor.[1]
Hibrit çözüm olarak öne sürülen bu barış planında neler var? Aşağıdaki tabloda tarafların taleplerinin ve önerilerinin derlenmiş hâli mevcut. Malî mimarisi, dondurulan varlıkların 100 milyar dolarının ABD yönetimindeki Ukrayna projelerine, kalan 180 milyar doların ise Rus-Amerikan ortak havuzuna aktarılması üzerine kurulan bu plan, Marco Rubio’nun “acı reçete” yaklaşımını yansıtıyor. Taslak, tarafların “tam saha zafer” hayallerini bir kenara bıraktığı hibrit bir uzlaşı zemini öneriyor.
| Konu Başlığı | Rusya’nın Talebi | Ukrayna’nın Talebi | Yeni Planın Önerisi |
| Toprak Bütünlüğü | İlhak edilen 5 bölgenin (Kırım, Donetsk, Luhansk, Herson, Zaporijya) resmen tanınması. | 1991 sınırlarına dönülmesi; tüm ilhak edilen toprakların iadesi. | Kırım, Donetsk ve Luhansk’ın ilhakının fiili (resmi olmayan) tanınması. Herson ve Zaporijya’nın cephe hattına göre bölünmesi. Donetsk’in Ukrayna kontrolündeki kısmının askersizleştirilmesi. |
| NATO Üyeliği | Ukrayna NATO’ya asla katılmamalı. | Karar Ukrayna ve NATO’ya aittir. | Ukrayna Anayasa ile NATO’ya girmeme kararı alır; NATO Ukrayna’yı kabul etmeyeceğini ve topraklarında asker bulundurmayacağını taahhüt eder. |
| Güvenlik Garantileri | Kendi şartlarına bağlı belirsiz garantiler. | Garantör ülkelerin doğrudan askeri müdahalesini içeren uluslararası garantiler. | ABD, olası bir Rus işgalinde “kararlı askeri müdahale” garantisi verir. Yeni bir işgal durumunda Rusya ile anlaşma iptal edilir. |
| Ordu Mevcudu | Radikal küçülme (maksimum 85 bin asker). | Herhangi bir sınırlama olmamalı. | Maksimum 600 bin asker (Savaş öncesi mevcudun iki katından fazla). |
| Dil ve Kültür | Rusça resmi dil olmalı, Rus Ortodoks Kilisesi tanınmalı. | Bu konu Ukrayna’nın iç meselesidir. | Ukrayna, dini hoşgörü ve dil azınlıkları için AB kurallarını uygulayacaktır. |
| Yaptırımlar & Ekonomi | Tüm yaptırımların kalkması, 280 milyar dolarlık varlığın iadesi, tazminat ödenmemesi. | Rus varlıklarının müsadere edilip Ukrayna’nın inşasında kullanılması. | Yaptırımlar kalkar, Rusya G8’e döner. Dondurulan fonların 100 milyar doları Ukrayna için ABD projelerine, 180 milyar doları Rus-Amerikan ortak fonuna aktarılır. |
Teraziye bakıldığında Rusya, işgal ettiği toprakların fiilî hakimiyetini tescilleme ve NATO’nun genişlemesini frenleme gibi stratejik kozları, tam anlamıyla istediği şekilde olmasa da, cebine koyuyor. Terazinin diğer kefesinde ise Ukrayna, 600 bin kişilik ordusunu muhafaza etme, Amerikan ordusunun doğrudan koruma kalkanı ve Rusya sermayesiyle finanse edilen bir yeniden inşa süreciyle güvence altına alınıyor. Özetle bu formül, Ukrayna’nın sınırlarını tam olarak geri alamadığı, Rusya’nın ise Kiev’i silahsızlandıramadığı yeni ve zoraki bir statükoyu işaret ediyor.
Hibrit Çözümün Acı Reçetesi
Trump’ın öne sürdüğü 28 maddelik barış planı çerçevesinde öngörülen Ukrayna haritası, mevcut savaş cephesini donduruyor. Planın siyasî ve askerî ayağı ise her iki taraf için de yutulması zor haplar içeriyor. Rusya’ya, ilhak ettiği Kırım, Donetsk, Luhansk, Herson ve Zaporijya bölgelerinin resmî olmasa da “fiilî” kontrolü bırakılıyor. Buna karşılık Zaporijya ve Herson gibi cephe hatlarının bölünmesi öneriliyor. Ukrayna cephesinde ise anayasal olarak NATO üyeliğinden vazgeçilmesi şart koşulurken, karşılığında “muğlak” bulunan ancak metinde “kararlı” olarak geçen ABD güvenlik garantileri ve 600 bin askerle sınırlandırılmış güçlü bir ordu hakkı tanınıyor. Kısacası plan ne Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü sağladığı ne de Rusya’nın Ukrayna’yı tamamen silahsızlandırabildiği bir “pat” durumunu kalıcı hale getirmeyi hedefliyor.

Ekonomik şantajlar ve diplomatik baskıların kıskacındaki Ukrayna lideri Zelenskiy, durumu “onuru kaybetmek ile hayatî bir ortağı kaybetmek arasındaki ince çizgi” olarak tanımlıyor. ABD’nin “tarafsız hakem” rolüne soyunup NATO’nun 5. madde ruhunu zedelediği endişesiyle Zelenskiy, yüzünü Avrupa’ya dönüyor. Almanya, Fransa ve İngiltere liderleriyle yaptığı acil görüşmelerde “adil barış” vurgusu yapan Ukrayna lideri, halkına seslenişinde ise tarihsel bir not düşüyor: “Biz çelik gibiyiz ancak en sağlam metal bile yorulabilir. Yine de barış planında iki nokta için sonuna kadar mücadele edeceğim: Ukraynalıların onuru ve özgürlüğü.” [2]
Tarihî Bir Kırılma Noktası
Gelinen noktada Moskova, “megafon diplomasisi yapmayacağız” diyerek kapıyı aralık bıraksa da, Rus şahinleri bu süreci tarafların birbirini suçlamak için yaptığı bir “ritüel” olarak görüyor. Önümüzdeki günlerde, sadece Ukrayna haritasının yeniden çizildiği bir kırılma anı olarak ele almayacağız. İlâveten, Avrupa’nın ekonomik egemenliğinin, NATO’nun geleceğinin ve Batı ittifakının kaderinin belirlendiği tarihî bir dönemece işaret eden günleri yaşayacağız. Zelenskiy’in ulusa sesleniş konuşmasındaki vurgusunu aktarmak gerekirse, Kiev “onurlu bir barış” için direnirken, Brüksel ise “Rus parası” üzerindeki kontrolünü Washington’a kaptırmamak için var gücüyle savaşıyor. Rusya ise, bazı tavizler vermiş olsa da savaş sahasında kazandıklarını “cebine atmış” görülüyor. Peki bu durumda Avrupa “etkisiz eleman” olarak kalmaya rıza gösterecek mi? Rusya muhtemelen imzalamak zorunda kalacağı taslakta son görüşmeler sırasında ek imtiyazlar için bastırabilir. Ancak Rusya savaş sahasında kendisi açısından “iyi giden” son dönemdeki kazanımlarını ne kadar artırabilecek? Bu soruları da konunun tartışma zemini için sormakta fayda görüyorum.
[1] https://www.politico.eu/article/steve-witkoff-needs-a-psychiatrist-europeans-fume-at-donald-trump-plan-to-profit-from-frozen-russian-assets/
[2] https://www.birgun.net/haber/zelenski-onurumuzu-kaybetme-ya-da-kilit-bir-ortagi-kaybetme-riskimiz-var-670821

